İslamin Beş Şartı

İslam Dîni'ne göre büyük önem arz eden beş âmeli (ibâdet) bütüne verilen isimdir.

Şehâdet

Allah'ın birliğine inanmak ve ona şirk koşmamak. Allah'ın gönderdiği peygamberler ilk peygamber Adem peygamber son peygamber Muhammed'i Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmektir.

Namaz

Geleneksel Sünni islam anlayışında gece ve gündüz bir günlük süre içinde beş vakit namaz kılınır.

Zekât

İslam'da, zekât, üzerine farz (maddi durumu iyi olan) olan herkesin, her sene fakir veya muhtaçlardan onu almak durumunda olan insanlara veya zekat toplayıcısı memurlara verilmesi gereken sadakadır. Zekat fakirlere farz değildir yani fakirler zekat vermek zorunda değildir.

Oruç

Fusce sit amet orci quis arcu vestibulum vestibulum sed ut felis. Phasellus in risus quis lectus iaculis vulputate id quis nisl.

Hac

İslam şeriatında belirtildiği gibi özel bir zamanda Allah'a özel bir ibadeti yapmak maksadıyla Mekke'de bulunmaktır. İslam inancına göre Allah, güç yetirebilen bireylerin ömründe bir kere bu ibâdeti yapmasını farz kılmıştır.

Duyurular  

Kursumuzla ilgili gelişmeleri takip edebilirsiniz.

Tüm Duyurular

2014-2015 Eğitim Yılı  

2014-2015 Eğitim yılı Yunus Emre Çocuk Evi Kayıtları Başlamıştır.

Yunus Emre Çocuk Evi 2014  

Yunus Emre Çocuk Evi 2014 Yaz Dönemi Sona Erdi.

Hakkımızda 

  • Biz Kimiz
  • Vizyonumuz
  • Misyonumuz

Yunus Emre Camii ve Yatılı Kız Kur’an Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği 2005 yılı Nisan ayında kuruldu.

İlk olarak camii inşaatına başlanıldı ve merhum Abdurrahman KOYUNCU amcamızın büyük katkılarıyla camimiz 1,5 yıl gibi kısa bir sürede bitirildi. Camiinin bitirilmesinden hemen sonra Yatılı Kız Kur’an Kursu için çalışmalara başlanmış ve 2010 yılı Nisan ayında temel atılmıştır.

Kursumuz acil ihtiyaç duyulan bir bölgeye planlanmış ve bitirilmiştir.

2014 yaz dönemi öğrenci alımı ile faaliyete geçmiştir.Resmi açılışı 26 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirildi.

Kur’an; dünyanın her iklim ve coğrafyasında yaşayan, ilim ve kültür düzeyi ne olursa olsun bütün insanlığa temel ilkeler getiren, ahlaki, hukuki, ferdi ve sosyal prensipler içeren, tarihten taşıdığı tecrübi dersler(yaşanmış olaylar) ve temsili(örnekleyici) açıklamalarıyla insanların problemlerine çözümler üreten yüce ve ilahi bir kitaptır.

“Bu mübarek kitabı sana ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik” (38/sad suresi/29.ayet) Kur’anı anlamak, öğrenmek demek; Allah’ı tanımak, muhtevasıyla birlikte dünyayı tanımak, insanı, yaratılış amacı ve akıbetini
tanımak, Kur’anın getirdiği inanç, ahlak, sosyal ve siyasi hükümleri tanımak, benzetmeleri, misalleri, kıssaları düşünüp verilmek istenenleri kavramak, bilgi üretmek ve insanların istifadesine sunmak, alınması gereken ders ve öğütleri almak demektir.

Hiç şüphesiz Kur’anı en güzel Allah Rasülü (SAV) okumuştur. O’nun okuduğu gibi başta okuyanı ve ulaştığı herkesi ve herşeyi dönüştürüp, değiştirip yeniden inşa edecek şekilde okuyacak, kendini Kur’an ailesinin şerefli bir ferdi bilecek, Kur’anın gökten kendisine uzatılan Allah’ın ipi olduğunun ve eşsiz bir gök sofrası olduğunun farkında olacak,onu cennetin rehberi,gözünün nuru,gönlünün baharı bilecek,kısaca onu sadece kıraat ve hıfzeden değil ama tilavet eden,yalnızca sesini duyan değil sözünü de dinleyen öğrenciler yetiştirip; o öğrenciler eliyle hem Kur’an eğitimi ve öğreniminde yeni bir çığır açmak hem de başta mahallemiz olmak üzere ulaşabildiğimiz herkese, tüm insanlara kurtuluşun, hidayetin, izzet ve şerefin Kur’anla, onu anlamak ve yaşamakla mümkün olabileceğini göstermek. İnsanlığın esfeli safilin (aşağıların aşağısı) derecesinden kurtulup tekrar eşrefi mahlukat (yaratılmışların en şereflisi) seviyesine yükselebilmesinin Kur’anla mümkün olduğuna inanıyoruz.

Allah Rasülü (s.a.v) şöyle buyurur:
“Yemin olsun ki Allah bu kitapla bazı toplumları yüceltir bazılarını da alçaltır.”

Düşünen bir toplum için diyen Kur’ana ; O’ nu indiği günkü gibi anlayıp algılayacak, O’ na yeniden kulluk kitabı olarak bakacak bir nesli hazırlamak en büyük arzumuzdur.

Hayatında Allah ve Resulünü mihenk taşı kabul edip Kur’an ve Sünneti yaşamının merkezine yerleştiren, kendisiyle barışık, insan sevgisiyle dolu, merhametli, kendi mutluluğunu başkalarının mutluluğunda gören, Kur’an-ı Kerimi lafız ve anlamıyla muhafaza edip (Hafız) yaşayan ve bu güzelliği başkalarıyla paylaşan bireyler yetiştirmektir.